İçerik Resmi

BİR TECRÜBEDAR-I KELÂM İLE SOHBET


favorite 0 visibility 6 bookmark 0



01/12/2025 Pazartesi

BİR TECRÜBEDAR-I KELÂM İLE SOHBET: ZEHRANUR POLAT
 
Bu deneme ve kelâmlar bir refik-i münşî (Zehranur Polat) ve refik-i musâhib (Melih Can ÖZEN)’in ilam-ı efkâr’ı, taksim-i sızâ’sı üzerine oluşturulmuştur. 
 
Emeği geçenler: Zehranur Polat, Melih Can ÖZEN. 
 
Refik-i Münşî: Güzel söz söyleyen yoldaş. Bkz. Zehranur POLAT 
Refik-i Musahib: Sohbet arkadaşı. Bkz. Melih Can ÖZEN 
İlam-ı Efkâr: Fikirlerin paylaşımı (karşılıklı) 
Taksim-i Sızâ: Acıların üleşilmesi.  
 

Kıymetli Zehranur Firuze POLAT hocam ile sohbetimiz 1 Aralık Pazartesi günü saat 17.13’te başlayıp 19.03’e kadar aralıklarla devam etmiştir. Sohbet esnasında masamızda içecek olarak bir büyük sözlük; meze olarak da sorular, cevaplar ve acılar vardı. Ziyadesi ile teşekkürlü bir muhabbet olmuştur. Muhabbetin kilidini Zehranur hocamın şu sorusu açmıştır;
 
“En son ne zaman gerçekten mutlu bir insan gördünüz?”
 
Yukarıdaki cümlede altı çizili sözcükle anlatılmak istenen nedir? Bir insan gerçekten mutlu olamaz mı, yoksa mutluluk insan için yaratılmadı mı? Mutluluk şüphesiz insanlar için de yaratıldı lâkin bugüne kadar mutluluğun açık adresine ulaşabilen bir insan olmadı. Belki de ulaşmaya çalışmak gereksizdi; mutluluk, mutluluğun peşine düşmemekti belki de. Çünkü mutluluk da bünyede şişede durduğu gibi durmayanlardandır. “İnsan en yanlış kararları en mutlu anlarında alır” demişti bir büyüğüm. Bir filmde de “Bir insanı en kolay, en mutlu gününde öldürebilirsiniz” denmişti. Mutluluk, Hakan YEŞİLYURT’un tabiri ile belki de acıya gülmekti.
 
Her neyse soruya dönecek olursak formülü Zehra hocam keşfetti: Mutluluk iki kişilikti, tek başına olursa adı mutlu olabilmekti. Şöyle devam etti Zehra hocam; “Geçenlerde bir yerde okumuştum, her organ iki tanedir, sadece kalp bir tanedir diyordu bir beyefendi. Aslında kalp de iki tanedir ama biri belki hiç tanımadığımız, belki en yakında ve belki en uzakta olan hayat arkadaşımıza aittir diye de ekliyordu yine aynı beyefendi.”
 
****
 
KÜÇÜK BİR KELİME OYUNU
 
-          (Melih Can ÖZEN) Türkçe’de işteş fiiller vardır, duydunuz mu?
-          (Zehranur POLAT) Bilirim hocam.
-          (Melih Can ÖZEN) Bir de eşteş fiiller vardır. Tek kişinin başına gelir, çok kişiyi etkilerler.
-          (Zehranur POLAT) Onu bilmiyorum hocam.
-          (Melih Can ÖZEN) Ben uydurdum hocam 😊. Ölmek, mutlu olmak, evlenmek, baba ve anne olmak.
-          (Zehranur POLAT) Hocam uydurmanın ötesinde bir şey olmuş bu, bence Türkçe’ye bir hizmet 😊.
****
Zehranur POLAT (Güzellik ve Mükemmellik üzerine);
 
Güzellik, bir çiçeğin yaprağında duran hafif solgunluk, bir insanın gülüşündeki kırılganlık, bir sesin heyecanla titremesi belki. İşte güzellik oralardadır hocam; kusurla tamam olan şeydedir. Güzellik görünmez ama hissedilir. Bazen sadece doğru kişi tarafından fark edilir. Bazen sadece kişinin kendi fark edebilir. Ona dokunduğunda içini acıtır ama aynı anda şifa verir. Ama mükemmellik serttir, soğuktur, kusursuz bir heykel gibidir aslında. Her çizgisi hesaplanmış, her yüzeyi pürüzsüz, her detayı titizlikle tamamlanmış katı bir mermer parçası. Ona baktığında hayranlık duyarsın ama bir adım geri durursun. Çünkü mükemmel olan sana yer bırakmaz, aksine onun yanında eksikliğini hissedersin. Mükemmellik bir matematik gibidir de: değişmez, kesin, tartışılmazdır. Güzel olan ise şiirdir. Anlamı yorumda saklıdır, okuyan göre şekillenir, zamanla değişir, bazen büyür, bazen solar, bazen ağlatır, bazen güldürür. Şiir dediysem de dizeler değil, bazen bir insanın bir çift gözü, bazen oturup ağlayarak ettiğin bir dua, bazen küçük bir his, bazen ayna da gördüğün bir dudak kıvrılması. Güzel olan nefes alır, yaşayan, değişen, dönüşen bir varlıktır. Güzel olan mükemmel olmaz zorunda değildir. Hatta çoğu zaman güzellik, mükemmelliğin bittiği yerde başlar. Belki de ruha dokunan şeydir, mükemmellik ise sadece göze hitap eden bir heykelden ibarettir.
 
Zehranur POLAT (Umut ve umudun ceplerinde taşıdıkları üzerine);
 
Umut başlı başına bir birey bence hocam. İçimizde taşıyoruz veya taşımıyoruz ama bir noktada bizi yaşatan, yüreklendiren kişidir kendisi. Ve çokça da çocukça bulurum bu kişiyi ben. Bence bu birey yaşlansa bile içindeki umut hep 6’lı yaşlarında kalır. Yaş 6 çünkü hepimiz bir dondurmanın hayalini kurup yere düştüğünde avazımız çıktığı kadar ağlarız. O dondurma bazen güzel bir iş, bazen bir yuva kurma, bazen anne ve babamızı mutlu etme, bazen ufacık bir eşya alma olur bu yaşlarda. Ama ne olursa olsun hep umut ederiz. Ağlarız fakat herkes “bir sonrakine artık” der. Yeni bir umut kapısı açılır. Ve çocuk da olsak yetişkin de olsak biliriz ki o dondurmayı er geç alacağız. Yani kısacası hocam, umut cepleri olan, 6 yaşında çok güzel bir çocuk. Ve o çocuk bir sonraki dondurma için muhtemelen cebinde dünyayı alabileceğini düşündüğü birkaç kuruş saklıyordur. O da her şeye yeter.
 
İKİ FARKLI SORU, ORTAK CEVAP
 
-          (Zehranur POLAT) Hocam, yazarken çokça kullandığım bir ifade var. Gözler ve düşünceler için “pencere” ifadesini kullanırım. Çünkü güzel olanı görebilmek için kullanabileceğimiz çok penceremiz var. Mesele onları görebilmekte, keşfedebilmekte. Hayat hepimiz için yorucu ve zor ama tüm bunlar güzeli görmek yardımcı olacaktır bize.
-          (Melih Can ÖZEN) Peki ya pencere yağmur sularını içeri almaya başlarsa ne yaparsınız hocam?
-          (Zehranur POLAT) Herkesin penceresi yağmur sularını almaya çoktan başlamadı mı hocam? Suyun altında nefes almayı acılarımızdan öğrendik ve bu sayede kendimiz olabildik.
-          (Melih Can ÖZEN) Haklısınız hocam. İşte bu yüzden bu tür durumlara alışabilmek içinde bir tabir geliştirdik “sulu şakalar” adında.
-          (Zehranur POLAT) Güzel bir laf vardır hocam; “Ev soğuduğu için evden çıkılmaz, ev ısıtılmaya çalışılır.”
 
YUMURTANIN HER ŞEYLİSİNİ YİYEBİLMENİN GURURU
 
-          (Melih Can ÖZEN) 2013 yılında Ankara’da bir büyüğüm, ben ağlarken yanıma gelip şöyle bir şey söylemişti; “Sen etrafındaki herkesi insan mı sanıyordun? Benziyorlar ama değiller.” O zamanlar üniversite öğrencisiydim ve yumurtanın her şeylisini yiyebilmenin gururu ile yürüyordum sokaklarında Kızılay’ın. Yumurtalı yumurta da dâhil olmak üzere.
-          (Zehranur POLAT) Bir insan olarak insanlardan hazzedememek nedir iyi bilirim hocam. Bu arada altını çizerim gurur duyulası bir şey (Yumurtanın her şeylisini yiyebilmek), ben bu konuda tebrik ederim sizi 😊.
 
“Konuşma esnasında gözden kaçan bir teşekkürü bu çalışma vesilesi ile kıymetli Zehra POLAT hocamın zat-ı şahanelerine iletiyorum.” (Yumurtanın her şeylisini yiyebilme konusundaki takdirinden dolayı.)
 
İSİMLERİN ANLAMI ÜZERİNE
-          (Melih Can ÖZEN) İsimleriniz çok uyumlu hocam. Zehranur: Parlak, ışıklar saçan; Firuze: Turkuaz renkli, kıymetli bir taş. Toparlarsak: Turkuaz renkli, parlak, ışıklar saçan kıymetli bir taş. Ve asıl mesele Polat’ta. Polat, çelik kadar dayanıklı demek. Yine toparlayacak olursak: Turkuaz renkli, çelik kadar dayanıklı, parlak, ışıklar saçan değerli bir taş: Zehranur Firuze POLAT.
 
 
SÖZÜN ÖZÜ
 
-          (Melih Can ÖZEN) Allah size yonca gibi insanlar nasip etsin… Neden yonca dedim biliyor musunuz hocam?
-          (Zehranur POLAT) Neden hocam?
-          (Melih Can ÖZEN) Hocam yonca Allelopatik yani köklerinden toprağa zehir salgılayan bir bitkidir ama kendi ailesinden olana bu zehir tesir etmez. Yani yonca etrafında çiçeklerin filizlenmesine izin verir ama zararlı otları öldürür.
-          (Zehranur POLAT) Şimdi anladım hocam, Rabb’im sizin de karşınıza yonca gibi insanlar çıkarsın İnşallah🌸.
-          (Melih Can ÖZEN) Âmin hocam, teşekkür ederim.
 
TEŞEKKÜR
 
Sohbetin kapısını ayarlayan, ziyadesiyle verimli bu sohbetin gerçekleşmesine vesile olan, Karagil’in (Iğdır) güler yüzlü prensesi, kıymetli arkadaşım Yazar, Şair ve Refik-i Münşî Zehranur POLAT’a yürek dolusu muhabbet ve teşekkürler…
 
İNCİDEN KALEMLER – Melih Can ÖZEN 
 
23.52 – 01.12.2025 Pazartesi
 
SOSYAL MEDYA HESAPLARI
 
Instagram
Zehra POLAT: @zehrptl
https://www.instagram.com/zehrptl/
 
Melih Can ÖZEN: @melihcan0726
https://www.instagram.com/melihcan0726/
 
ZEHRA FİRUZE POLAT ve MELİH CAN ÖZEN İŞ BİRLİĞİ İLE HAZIRLANMIŞTIR.

Önerilen Yazılar

Article Image

BEKLEYİŞ


favorite 12 visibility 79 bookmark
Article Image

Adalet Benim.


favorite 2 visibility 33 bookmark
Article Image

Vedalaşmayacak mısın


favorite 2 visibility 7 bookmark
Article Image

SESSİZLİK


favorite 0 visibility 7 bookmark

Yorumlar