İçerik Resmi

Antalyalı Noel Baba;Aziz Nikola.


favorite 0 visibility 3 bookmark 0


Aziz Nikola: Bir Mitin, Bir İnancın ve Bir Unutuluşun Hikâyesi.
    Batı dünyasında Noel Baba, Doğu Akdeniz’de ise Myra’nın sessiz azizi. 
   Bugün kırmızı giysiler, bacalar ve hediye paketleriyle hatırlanan bu isim, aslında tarihin tozlu sayfalarında çok daha sade, çok daha derin bir anlam taşır. O, masaldan önce gerçeğin; tüketime dönüşmeden önce merhametin adıdır.
   Aziz Nikola, 3. yüzyılda bugünkü Antalya’nın Demre ilçesinde, o zamanki adıyla Myra’da yaşamış bir piskopostu. Hayatı boyunca gösterişten uzak, sessiz ama etkili iyilikler yaptı. En meşhur hikâyelerinden biri, yoksulluk yüzünden kızlarını evlendiremeyen bir babaya gece gizlice altın bırakmasıdır. Ne alkış bekledi ne de bilinmek istedi. İyiliği, yalnızca ihtiyaç sahibine ulaşsın diye yaptı. Belki de bu yüzden yüzyıllar sonra bile adı anılıyor.
   Ancak zamanla Aziz Nikola, yaşadığı topraklardan koparıldı. Mezarı Myra’da iken kemikleri Bari’ye götürüldü, hikâyesi Avrupa’da yeniden yazıldı. İnancın özü, folklorla; merhamet, eğlenceyle; paylaşma, tüketime karıştı. Ve ortaya Noel Baba çıktı. Bugün çocukların hayal dünyasını süsleyen bu figür, aslında Anadolu’nun bağrından çıkmış bir vicdan mirasının başka bir dile, başka bir kültüre uyarlanmış hâlidir.
   Burada durup düşünmek gerekiyor: Aziz Nikola neden bize yabancı geldi? Neden kendi topraklarımızda yaşamış bir değeri, başkasının masalı gibi izliyoruz? Cevap acı ama basit. Biz çoğu zaman kendi hikâyemizi anlatmıyoruz. Kendi değerlerimizi koruyamıyor, onları başkalarının süsleyip pazarlamasını izliyoruz. Aziz Nikola, bunun en sembolik örneklerinden biri.
    Oysa Aziz Nikola’yı anlamak için Noel ağacına, kırmızı şapkaya gerek yok. Onu anlamak, yoksulun kapısını çalmadan çalmayı; gösterişsiz iyiliği; sağ elin verdiğini sol ele duyurmamayı anlamaktır. Bugün sosyal medyada paylaşılan yardımların, kameraya alınan merhamet sahnelerinin çağında, Aziz Nikola’nın sessizliği bize çok şey söylüyor.
    Belki de asıl mesele, Aziz Nikola’nın kim olduğu değil; onun neyi temsil ettiğidir. O, dinler üstü bir erdemin simgesidir. Paylaşmanın, korumanın, kollamanın adıdır. Çocuğu sevindirirken reklam yapmayan, yoksulu gözetirken siyaset gütmeyen bir anlayışın temsilcisidir.
    Bugün Demre’de sessizce duran o kilise, yalnızca bir turizm noktası değildir. O, bize ait bir hafızadır. Aziz Nikola’yı Noel Baba’nın gölgesinden çıkarıp yeniden insanlığa, ama önce kendimize anlatmak zorundayız. Çünkü iyilik, kimlik değiştirse de kaynağını unutmaz. Unutan, biz oluruz.
Ve belki de en acı soru şudur: Aziz Nikola hâlâ aramızda yaşasa, onu yine tanımaz mıydık?

Önerilen Yazılar

Article Image

Demir Dağ eridi mi?


favorite 0 visibility 7 bookmark
Article Image

Atatürk, Fâtih'i Anlatıyor


favorite 0 visibility 3 bookmark
Article Image

Cezeri'nin Mekanik Rüyası


favorite 0 visibility 26 bookmark
Article Image

Tapınak Şövalyeleri'nin Anadolu'daki İzi


favorite 1 visibility 53 bookmark

Yorumlar