İnsan, ölümü çoğu zaman uzak bir ihtimal gibi görür; mezarlığı ise yalnızca sessiz taşların bulunduğu bir yer sanır. Oysa mezar, insanın dünyayla kurduğu ilişkinin en çıplak hâlidir. “Ölünün kûru” ifadesi bu noktada yeni ve sarsıcı bir anlam kazanır: Toprak altında kalan bedenin değil, geride kalanların zihnindeki ve kalbindeki hesapların ifşasıdır bu söz.
Mezar, eşitleyicidir. Ünvanı, serveti, makamı, şöhreti bir kenara iter. Taşın altına giren herkes aynı sessizliğe teslim olur. Ne var ki bazıları için mezar bile bir durak değil, bir fırsat alanıdır. Ölünün kûru artık evdeki eşyayla sınırlı değildir; mezarı üzerinden bile hüküm kurmaya kalkışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Gösterişli kabirler, yarışa dönüşen mezar taşları, ölümden bile reklam devşirme çabası bu yozlaşmanın sessiz ama çarpıcı örnekleridir.
Oysa mezar, ibret içindir; gösteriş için değil. Bir avuç toprak, insanın aslında ne kadar fani olduğunu haykırır. İslam kültüründe mezarın sadeliği boşuna öğütlenmez. Çünkü ölüm, dünyadaki hırsların sustuğu; ama dirilerin vicdanının konuştuğu yerdir. “Ölünün kûru”nu mezara taşıyan zihniyet, bu sessiz öğretinin farkında değildir ya da bilerek kulaklarını tıkar.
Bugün mezarlıklara bakıldığında, hayatla rekabet eden bir mimariyle karşılaşmak mümkündür. Sanki ölüm bile sınıf atlamanın, fark göstermenin yeni bir alanı hâline gelmiştir. Kimi zaman mezar, yaşayanların statü vitrinine dönüşür. Bu, ölünün değil dirinin kûrudur aslında; vicdanını yitirenlerin payıdır.
Mezar başında yapılması gereken dua, tefekkür ve helalleşmedir. Taşın boyu değil, niyetin ağırlığı önemlidir. Ölü, mezarında ne mermeri görür ne yazıyı okur; ama ardında bırakılan niyetin vebali dirinin omuzlarına yüklenir. Bu yüzden “ölünün kûru (mezar)”, yalnızca bir deyim değil; ölüm ahlâkına dair derin bir uyarıdır.
Sonuç olarak, mezar bize susarak konuşur: “Dünya senin sandığından daha geçicidir.” Bu sesi duyan için mezar, bir durak değil bir derstir. Duymayan içinse ölüm bile tüketilecek bir nesneye dönüşür. Asıl mesele, toprağın altındakini değil; toprağın üstündekini sorgulayabilmektir.
Yorumlar